Ana Sayfa Hikayeler Bu Fotoğrafı Nasıl Çektim? – Kendirci Çocuk

Bu Fotoğrafı Nasıl Çektim? – Kendirci Çocuk

296
1

ISO 1600, f/2,8 1/80sec

Olympus E-M5 Mark II

Olympus M 7-14mm f2,8

Antep’e gidiyoruz. Kafamda bir iki önemsediğim yer var. Fotoğraflarını en çok gördüğüm kendirciler, biber kurutma, bir de baygınlık geçirecek kadar fazlaca gördüğüm bulgur kurutma ritüeli. Ama en çok önemsediğim yer kendirciler. Bir kere fotoğrafla ilgilenmeden önce adını bile bilmiyordum. Tabii önce biraz bilgi edindim ne bu ya ne işe yarar diye. Kendir; ip yapımında dayanıklılığı sebebi ile yüzyıllardır kullanılan bir bitki. Denizcilik, dekorasyon, tekstil, gıda sektöründe kullanılmaktaydı. Hatta öğrendim ki sucuğu bile bağladıkları ip kendir üretimiymiş. 

Yani neyi çekeceğimi bilmek önemli. Grafik etkisi ile başımı döndüren o kadar çok fotoğraf gördüm ki. Ben de şahane fotoğraf çekeceğim diye pek ümitliyim, biraz da heyecanlıyım. Şartları tam bilmiyorum ama bizi mekâna götürecek fotoğrafçı arkadaşımız hem Antepli hem de bir sergi sunumu yapacak kadar da kendirci fotoğraflarını çekmiş biri. Ona güveniyorum hatta bir önceki akşam da sergide yer alan fotoğraflarını büyük bir dikkatle izlemiştim. Az çok nasıl bir açıdan fotoğraf çekildiğini biliyorum, gördüğüm fotoğraflar referansım, ama daha başka ne yapabilirim kafamı sürekli meşgul ediyor. Mekânı bilmeden de çok bir şey tasarlayamıyorum. Ertesi sabah yola çıkıyoruz, ben sürekli lens temizliyorum geniş açı, tele, prime, ne varsa lenslerim yanımda. 

Gaziantep’te bizim gittiğimiz mağarada da geleneksel usulde kendir ipi üretiliyordu. Sanırım Türkiye’de de sayılı yerlerden biriydi. Biraz mekân olarak bilgi vermek isterim: Çok karanlık içinden su akan, rutubetli bir mağara. Bu mekân üretimin yapılabilmesi için fiziki şartları sağlıyormuş. İpin oluşması için çeşitli boylarda iplerin birbirine sarılması gerekiyor. Bu işlemin de daha sıkı ve kaliteli bir şekilde yapılması için neme ihtiyaç var. Yine el yapımı olan ahşap bir çıkrığı yöneten bir kişi ve ipleri yönlendirmek için bir aşağı bir yukarı koşturup duran çocuk işçiler. Mekânın kahramanları bunlar ki bu çocuklar günde 40km kadar mesafe kat edebiliyorlarmış. Daha başka dramları da var tabii. Şartlar oldukça zor.

Fakat bir fotoğrafçı için ortam ilk bakışta çok etkileyici. Sadeleştirme diye bir dert yok diye düşündüm. Kapkaranlık bir ortam içinde beyaz ipler ve sağa sola koşturan çocuklar. Lens kararımı hemen verdim, karanlık bu sebep ile en açık diyaframlı lensim tercihim olacak. Tele açı olarak uygun değil. Geniş açı işimi görecek, 7-14 f/2.8 lensimi makineme taktım. Hiç tereddüt etmeden ISO’yu yükselttim birkaç deneme ile 1600’de karar kıldım. Fakat çekim yapmaya başlayınca işimin pek de kolay olmayacağını anladım. Mekân o kadar karanlık ki sadece mağaranın girişine yakın yerden biraz aydınlanıyor ama esas olayın gerçekleştiği alt kotta ışık çok yetersiz.

Makinemin otomatik netlemesi çuvalladı. Bir türlü netlemiyor. Manuel netlemeye geçtim. Burada da gözlerim çuvalladı net çektiğime güvenemiyorum. Ortam çok hareketli ve ben biraz takıntılıyım. Fotoğrafımın net olmasını istiyorum. Ellerinde iplerle koşturan çocukları hareket netsizliği çalıştım. Çıkrık çok estetik onu çalıştım çünkü o çıkrıkta hareket halinde ve çok güzel görüntüler veriyor.

Bir de biten ipleri saran koşanlara göre daha büyük yaşta olan gençler var. Bunlar iki yıl koştuktan sonra kariyer yapıp iplik sarmaya geçiyorlarmış. Onları da hem dinledim hem çalıştım ama istediğim kare hala elimde değil. Henüz ne istediğim netlikte ne de istediğim o farklı kareyi yakalayamadım. Sürekli düşünüyorum, ortamdaki işleyişi aslında anladım hemen hemen her noktaya giderek çekim de yaptım ama hepsi hep gördüğüm fotoğraflar gibi. Olsun diyorum en azından ben de onlardan çekebildim. Şimdi iki sorunum var net fotoğraf ve daha farklı bir an veya açı yakalamam lazım…

İlk sorunu aşmam çok sevgili makinemin kılavuzunu hatmettiğim için kolay oldu. Otomatik netleme yapamıyorum manuel netleme kullanıyorum. Focus peaking özelliği var onu ayarlamıştım o aklıma geldi birden. Hemen açtım, evet o kırmızı kırmızı ışıklar nereleri netlediğimi göstermeye başladı, olay çözüldü. Ve benim farklı bir bakış açısı yakalamam lazım sıra onda. Moralim çok düzeldi, hayati bir sorunu çözdüm.Mağaranın girişine doğru çıktım. Yaklaşık 1- 1,5 metre bir yükseklik var ipin yapıldığı yerle arasında. Üstten de ipler çok güzel grafik etki veriyor. Çocuk işçilerden belki de en küçüğü 7 yaşındaki Kadir çalışıyor. Hem de kırmızı bir t-shirt giymiş. Harika görünüyor simsiyah zeminde.

Biri fotoğraf tanrısı mı dedi? Seviyorum onu, ben orda çekim yapıyorum, gözüm benim tatlı kırmızılı kendirci çocuğumda hah altın noktaya gelsin bakış yönü doğru olsun. Ama çok oynak çat orda pat burada ve işler karıştı. İpler birbirine girdi kadir durdu, ellerini geçirdi iplere ayıracak düzeltecek sorunu. Ben zaten hazırım, bastım deklanşöre. İki tane sağlam karem var o andan. Biri bu biri de canım Kadir’ciğimin ipleri düzeltemediği ellerinde dalga dalga dağıldığı kare.

İşte hikayem.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz