Ana Sayfa Makaleler Levent Yavuz ile Portre Fotoğrafçılığı

Levent Yavuz ile Portre Fotoğrafçılığı

172
0

Röportaj: Mehmet Çeliksan

Kendisi Manisa’da yaşayan ama fotoğrafları ve yaptığı seyahatlerle bir “suretler atlası” oluşturan Olympus gönüllüsü Levent Yavuz ile portre fotoğrafçılığının inceliklerini, portreyi portre yapan özellikleri konuştuk.

Fotoğrafa başlama serüveninizden kısaca bahseder misiniz?

Fotoğraf, hayatıma 16-17 yaşlarında ilk kez basit bir makinaya sahip olduğumda girdi ve 45-46 senedir bir sevdadır devam ediyor, ilk önceleri orta öğretimim yıllarında sınıf arkadaşlarımın fotoğraflarını çekip harçlığımı çıkarırdım; yüksek öğretim yıllarımda da çektiğim haber fotoğraflarını ajanslara satarak devam etti, 34 yıllık aktif meslek hayatım boyunca da amatörce devam edip gidiyor. Fotoğraf kariyerim sorulacaksa yarışma fotoğrafçısı olmadığımdan ulusal ve uluslararası herhangi bir unvanım yok yani ısmarlama fotoğraf çekmiyor amatörce özgür bir ruhla çalışmalarımı devam ettiriyorum.

Amatör ruhla çekimler yaptığınızı söylediniz, sevdiğiniz alan ne ve çalışmalarınızı insanlara nasıl ulaştırdınız?

Fotoğraf yaşamımda birçok tarzda fotoğraflarım var ancak portre, insan- mekan ve insan- eylem konularında yoğunlaşmış; tanınırlığım da dijital dünyanın kat ettiği o çok hızlı zaman diliminde fotoğraflarımın geniş kitlelere ulaşmasıyla olmuştur. Tanınırlık konusunu açmışken tanınır olmanın farklı ve özgün fotoğraflar üretmekten geçtiğini hatırlatmak isterim.

Sizce portre fotoğrafı ne demek?

Portre denildiğinde akla ilk gelen insan olsa da olmadığını fotoğraflarım arasında el ayak portrelerimi gördüğünüzde anlayabilirsiniz, insan portre fotoğrafları fotoğraf tarzları arasında en zor elde edilenidir, fotoğrafın görsel bir sanat dalı olduğunu düşünürseniz tek karede modelinizin bir anından onun tüm yaşam öyküsünün ip uçlarını izleyiciye en doğalından aktarmanız gerekir.

Portre alanı fotoğrafla ilgilenen ve yeni başlayan herkes için merak edilen bir alan. Portre fotoğrafı ile uğraşacaklar için tavsiyeleriniz neler?

Diyelim ki insan portresi çekeceksiniz ilk şart modelin iznini alıp sonrasında güvenini sağlayarak samimiyetinize inandırmak, uzaktan zoom lensler ile habersiz portre çekimlerinin etik olmadığını da bilmeliyiz. Çekim aşamasında vurgulamak istediğiniz önceliklere karar verip makina ayarlarınızı ona göre önceden yapmalısınız, bilinmeli ki portrenin en önemli kısmı çekim aşamasıdır yoksa sonradan işleme programlarında yapacaklarınız fotoğrafa sadece sunilik katar. Fotoğraf iki boyutlu bir görseldir ama onu üç boyutmuş gibi sunmak için doğal ışık kullanmanızı tavsiye ederim, yansıtıcı ve aydınlatıcılar sizi üç boyut görünümünden uzaklaştırır.

Peki sunilik demişken sizce iyi bir portre fotoğrafında sayısal müdahale olmalı mı ya da nasıl olmalı?

Portre çekiminin koşulları sizce uygunsa anı tespit ettiniz portre fotoğrafını da elde ettiniz; ham fotoğrafı işleme programına aktarıp ışık ayarları tonlamaları size özgün yaptınız ve gerçek ten rengini de buldunuz, artık fazlada bir şey yapmayın fotoğrafı da bozmayın derim. 

Portrelerin konusu insan bir nevi suretlerle insanı anlatma. Fakat çoğu fotoğrafçı hep eleştirilir fotoğrafı çekip döner arkasını diye. Diyalog ne kadar önemli sizce portrede?

O fotoğrafı modelinize ulaştırmanın mutlaka yollarını araştırın eğer bu imkan yok ise modeli bilgilendirin, kandırmayın, ben hala yıllar öncesinden portresini çekip de tanıştığım modellerim ile ilişkilerimi sürdürüyorum, yaşadığı yere ikinci bir kez yolum düştüyse mutlaka ararım ve onu bulurum; insan ilişkilerinde her şey fotoğraf değil bunun ne kadar önemli olduğunu yaşayarak bilmek gerekir.

Kullanılan ekipmanların bu bağlamda hafiflik pratiklik gibi avantajları var mı?

Portre fotoğraflarında ekipmanda çok önemlidir, büyük makina büyük lensler modeli her zaman gerer; neyse ki artık teknoloji küçük rahat kullanımlı makinalar üretti, işimizi de kolaylaştırdı, yıllarca o büyük makinaların bana çekerken taşırken çektirdiği sanki ızdırapmış, önerim aynasız küçük makinalar kullanmanız yönündedir. Portre çekimlerinde kullanmanızı önerdiğim lensler ise elde etmek istediğiniz fotoğrafa bağlı olarak eğer arka alanı portrenize katmak istiyorsanız 12-40 mm, arka alanı yok etmek istiyorsanız da 40-150 mm’dir (benim sahip olduğum makinanın iki çarpanlı olduğunu düşünürseniz).

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz