Ana Sayfa Makaleler Olympus ile Güney Hindistan 1.Bölüm

Olympus ile Güney Hindistan 1.Bölüm

260
0

Kiliseleri, renkli kayıkları ve tuzlalarıyla farklı bir Hindistan’a yolculuk başlıyor…

Yılardır Hindistan ile ilgili fotoğraf gösterileri, sergiler, belgeseller ve filmler izlemiş yılan oynatıcıları, uçları sivri bıyıkları ve renkli sarıklarıyla dolaşan erkekleri, develeri, tütsüler yakılan tapınaklarıyla egzotik ve esrarengiz bir dünyanın görüntülerine dalmış olabilirsiniz. Gelin sizi tüm bunların dışında bir Hindistan’a götüreyim.

YOLCULUĞA ÇIKMADAN ÖNCE…

OLYMPUS YOLLARDA yaklaşık 5 yıl önce Zoom İthalat ve Olympus Türkiye’nin destekleriyle bizzat benim oluşturduğum bir projedir. Bu proje kapsamında Türkiye’nin ve dünyanın görsel olarak en güçlü rotalarında fotoğraf amaçlı yapılan yolculuklar yapmayı, fotoğraf ve seyahat gönüllüsü kişilerin bir araya gelerek bilgilerini paylaşmasını sağlamayı ve çekilen fotoğrafların çeşitli sosyal medya ortamlarında yer almasını amaçlamıştım. Ne mutlu ki süreç içerisinde Türkiye’nin neredeyse tamamına birçok yolculuk gerçekleştirdik. Bununla birlikte İran, Hindistan, Nepal, Tibet, Küba, Meksika, Guatemala gibi diyarlarda da fotoğraf çalışmaları yapma imkânımız oldu. Bu yolculuklara katılan dostlarımızla sergiler açtık, gösteriler düzenledik. Ayrıca hem www.olympusyollarda.com sitesinde hem de Instagram’da olympus_yollarda hesabında bu çalışmaları paylaştık, paylamaya devam ediyoruz. Bu yazıyla birlikte Zoom Akademi sitesinde de yolculukları ve yolculuklarda karşılaşılan konuları nasıl fotoğraflayabileceğimizi paylaşmaya başlıyoruz… Keyifli ve verimli okumalar dilerim…

Yolculuk hazırlığı

Öncelikli olarak bir fotoğraf yolculuğuna ekipman olarak nasıl hazırlanıyoruz, kısaca bahsetmekte yarar var diye düşünüyorum.

Fotoğraf makinesi: Genel olarak tavsiyem tüm fotoğraf yolculuklarına biri yedek olmak üzere 2 makine gövdesi götürmeniz. Kişisel olarak ben son dönemde yolculuklarımda OMD EM1X ve EM1 Mark II gövdeleri yanıma alıyorum. Hem aynı pili kullanmaları hem de tüm Micro Four Thirds objektifleri kullanabilme şansı işimi çok kolaylaştırıyor.

Objektif: Tematik bir geziye gittiğinizde (örneğin Afrika’da safari gibi) yanınıza alacağınız objektifler hemen hemen bellidir. Ancak genel kapsamlı bir yolculukta birkaç objektifi yanınızda bulundurmanızda yarar vardır. Bunlardan birincisi iç mekân konuları da rahatlıkla çalışma şansı veren geniş açı objektiftir. Ben Olympus 7-14 mm f2.8 Pro lensi öneriyorum. Daha ekonomik bir çözüm için 9-18 mm f4-5.6 da kullanılabilir.

Genel konuları çalışırken 12-40 mm f.2.8 Pro lens iyi bir çözümdür, ancak biraz daha geniş bir aralık için 12-100 mm f4 Pro lens de çok yardımcı olacaktır. Piyasaya yeni çıkan 12-200 mm f3,5-6.3’ün de yakın zamanda yolculukların en önemli ekipmanı olacağını şimdiden söylemek mümkün.

Tele objektif olarak da elbette 40-150 mm f2.8 en mükemmel çözümdür. Daha ekonomik çare ise yine aynı odak uzaklığındaki 40-150 mm f4-5.6 olan objektif olacaktır.

Tripod-Filtre: Yaptığımız yolculuklarda gece çekimi, yıldız pozlama gibi çalışmalar da yer alıyorsa bir tripodun bulunması çok yardımcı olacaktır. Küçük, hafif ama sağlam bir tripod olarak Manfrotto’nun Element ya da Befree modellerini önerebilirim.

Tüm objektiflerin üzerinde UV filtre kullanmak mutlaka dikkat ettiğim bir nokta. Bununla birlikte en azından genel kullanım objektifim için de bir polarize filtreyi çantamdan ayırmıyorum. Olympus’un orijinal filtreleri çok başarılı sonuç almamı sağlıyor.

Yedek pil-Hafıza kartı: EM1X ve EM1 Mark 2’nin büyük pilleriyle 650-700 kare çekebilsem de yolculuklarda sıkı fotoğraf çalışmaları yaptığımız için yanımda mutlaka yedek pil de bulunduruyorum. Ayrıca 95 Mb/s’den yavaş olmamak kaydıyla yedek hafıza kartlarımın da çantamda olduğundan emin olmadan yola çıkmıyorum.

Madras ya da Chennai’de ilginç tapınaklar, kiliseler…

Büyük Hindistan coğrafyasının güneyinde Tamil Nadu eyaletinin başkenti ve 4. Büyük kenti olan Channai ya da eski adıyla Madras Kuzey Hindistan’a ya da Rajastan eyaletine alışkın gezginler ve fotoğrafçılar için birçok sürpriz barındırıyor.  

Öncelikle Güney Hindistan’daki tapınaklar kuzeydekilere oranla oldukça farklıdır. Chennai’deki Kapakeeswarar Tapınağı bu tarz tapınakların en önemli örneklerindendir. Hindu olmayanların da ziyaret edebildiği sayılı tapınaklardan olan Kapakeeswarar, duvar üstleri, çatıları ve göz alabilen her yerde irili ufaklı renkli boyanmış heykelleri ve kabartmalarıyla dikkat çeker.

Fotoğraf ipuçları: Bu tarz konularla karşılaştığımızda genel görüntülerin yanı sıra detayları da çalışmak önemlidir. Bu nedenle hem geniş açı hem de tele objektife ihtiyaç duyarız.

Ayrıca kabartma ve heykelleri tek başlarına fotoğraflamak çok sade ve basit bir anlatım olacağı için yanlarından geçen, dua eden insanları da fotoğraflamak hem mekânın kullanımını hem de boyutları vurgulayacağı için önemlidir. Ayrıca dua eden, adak adayan insanları da fotoğraflamak iyi bir detaylı çalışma olacaktır. Bu tarz fotoğraflarda da açık diyafram değerine sahip bir objektif ve yakından çekim yaparak sınırlı alan derinliği kullanabilirsiniz.

Chennai ve Güney Hindistan’ın genelinde tapınakların yanı sıra oldukça fazla kiliseyle de karşılaşacaksınız. Bunlardan en önemlilerden biri de Aziz Greorge Kalesi içinde yer alan Azize Mary Kilisesidir. 1860 yılında inşa edilen kilise Hindistan’daki en eski kiliselerden biridir.

Fotoğraf ipuçları: Elbette kilise vb yapılarda genel görüntüleri çekmek mekânın tamamını gösterebilmek için önemlidir. Ancak bu gibi yerlerde en çok karşılaştığımız sıkıntı renkli camlardan giren ışık ve iç mekânda ışık koşulunun farklı olmasıdır. Bu nedenle ya pencereleri doğru görür içerisini karanlık kaydedebiliriz ya da içeriyi gösterirken pencerelerden giren ışığın patlamasını engelleyemeyiz. Olympus makinelerin hepsinde bulunan HDR özelliği sayesinde makine sizin yaptığınız ışık ölçümünden birer stop ışık değerini düşürerek 4 fotoğraf çekerek bunları birleştirip tek fotoğraf kaydedebiliyor. Bu sayede hem içeriyi hem dışarıyı doğru gösteren fotoğraflar çekebiliyoruz.

Genel ve detay mimari çekimleri tamamladıktan sonra dua eden kişileri de çalışmak yaptığınız çekimlerin eksiksiz olmasını sağlayacaktır. Bu çekimleri yaparken arka planı da dikkate almanız ilginin dua eden kişiye toplanmasını sağlayacaktır. Açılır LCD ekran sayesinde bakış yüksekliğinizi değiştirerek arka planı daha rahat kontrol edebilirsiniz.

Chennai’den Pondicherry’ye doğru giderken…

Güney Hindistan’ın en şaşırtıcı yanlarından biri de kuzey bölgesinin çöller ve dağlarla kaplı olmasının tersine okyanus kıyısında bulunması ve göz alabildiğine uzanan sahillere sahip olmasıdır. Hindistan’ın Fransız sömürgesinde kalmış bölgesi olan Chennai’ye yaklaşık 200 km uzaklıktaki Pondicherry’ye giderken 58. kilometrede yer alan Mahabalipuram kasabası mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer.

Okyanus kıyısındaki tapınakları, uzun sahilindeki renkli kayıkları, balıkçıları ve elbette balık restoranlarıyla Mahabalipuram hem etkili fotoğraf çalışmaları yapmayı hem de keyifli yemekler yemenizi sağlayacak bir durak olacaktır.

Fotoğraf ipuçları: Mahabalipuram sahilinde renkli kayıklar hemen dikkatinizi çekecektir. Tüm fotoğraf çalışmalarında olduğu gibi bu renkli kayıkları ve sahili çalışırken de genel, orta ve detay planları çalışmanız gerekecektir. Bu amaçla da farklı odak uzaklıklarına sahip objektiflerle bakış açınızı, yüksekliğinizi ve uzaklığınızı değiştirmeniz doğru tercihler olacaktır.

Yine tüm fotoğraf çalışmalarında olduğu gibi çekim yaptığınız konunun çevresinde biraz zaman geçirmek farklı anları ve kadrajları da bulmanızı sağlayacaktır. Bu nedenle bu sahilde de kayıkların çevresinde biraz dolaşmanızı öneririm. Özellikle 12-100 mm gibi farklı kadrajları çok çabuk uygulayabileceğiniz bir objektifiniz varsa farklı fotoğraflar için hızlı hareket de edebilirsiniz.

Elbette sahildeki insanlar da önemli fotoğraf konularınızdan olacaktır. Arka planın okyanus olması ilginin sadece insana toplanmasını sağlayacak bir fon imkânı verecektir. Bakış yüksekliğinin doğru seçilmesiyle temiz fonda insanları da fotoğraflama şansınız olacaktır.

Mahabalipuram sahilindeki Beş Ratha ve Sahil tapınakları da yine ilginç kabartmaları, heykelleriyle ve bu anıtlar arasında dolaşan ziyaretçileriyle güçlü fotoğraf kadrajları oluşturmayı sağlayacaktır. Bu noktalarda hem bakış açınızı hem de yüksekliğinizi sürekli değiştirerek arka planı temiz, çok karmaşık olmayan fotoğraflar aramalısınız. Işığın yeterince güçlü olacağını öngörerek kısık diyafram değerleri (11, 16 gibi) kullanmanız her yerin net olmasını sağlayacak bir tercih olacaktır.

Gökyüzü Tanrısının Taşı ya da Krişna’nın Tereyağı Topu

Hayır hayır bir kelime oyunu yapmıyorum, sadece Mahabalipuram yakınlarında bir tepenin kaygan yamacında dengede duran 6 metre yüksekliğinde 5 metre genişliğinde ve 250 ton ağırlığındaki bir kaya bloğunu anlatmak istiyorum. Yaklaşık 1200 yıldır bu noktada durduğu söylenen bu kaya bloğunun konumu öyle şaşırtıcıdır ki sanki her an yuvalanacakmış duygusu verir. Krişna’nın en sevdiği yiyecek olan tereyağıdır ve bu kaya bloğunun da cennetten bu noktaya düştüğüne inanılır. Gölgesinde serinleyen ve eğlencesine kayayı itip yuvarlanacağına inanan turistlerin bu uğraşısı kısa da olsa bir fotoğraf molasını hak eder.

Fotoğraf ipucu: Bu noktaya ulaştığınızda ışığın konumuna göre ışık ölçümünü alacağınız yer sonuç fotoğrafınızı değiştirecektir. Işık ölçümünü gökyüzünden ya da taş üzerinden yapmanız farklı detaylar görmenizi sağlayacaktır. Ayrıca mutlaka kaya bloğunun yanında birileri varken fotoğraf çekmelisiniz. Bu sayede kayanın büyüklüğünü de göstermiş olursunuz.

Pondicherry’e yaklaşırken tuzlalar…

Eğer yolculuğunuza Channai’den sabah saatlerinde başladıysanız aradaki fotoğraf molalarından sonra günbatımında Pondicherry’e oldukça yaklaşmış olacaksınız. Ama otelinize ulaşmadan önce son birkaç fotoğraf için kısa bir mola daha verelim, akşam ışığının keyifli renklerini de kullanmış olalım.

Pondicherry’ye kilometreler kala yolun sağa tarafında hummalı bir çalışma göreceksiniz. Günün son ışıklarında bizim Tuz Gölü’nde olduğu gibi insanların sığ sularda biriken tuzları toplayıp küçük tepeler oluşturduğu bir çalışma sahası burası. Elbette bizim Tuz Gölü’nde daha teknolojik ekipman da kullanılıyor, burada ise her şey insan gücüyle yapılıyor.

Fotoğraf ipuçları: Tüm fotoğraf çalışmalarında olduğu gibi burada da insanlara içten selam vermek, sıcak ilişki ve iletişim kurmak çok rahat fotoğraf çalışmanızı sağlayacaktır. Bu samimiyeti sağladıktan sonra istediğiniz açı ve mesafeden istediğiniz objektifle çekimlerinizi yapabilirsiniz. Geniş açı objektif ile avucunda tuz tutan bir çalışan yakın mesafeden çekim yaptığınız ilginç bir fotoğraf verebilir. Geniş açı objektif ön planı yakın ve büyük, arka planı uzak ve küçük göstererek farklı bir anlatıma yardımcı olacaktır.

Tuz tepelerinde küfelerle taşınan tuzların dökülmesi sırasında yüksek enstantane kullanarak yapacağınız çekimlerde de tuz kütlelerini havada yakalama ve fotoğrafınıza hareket duygusunu katma şansınız olacaktır.

Günün son ışıklarında da aşağıdan yukarı doğru yaptığınız çekimlerde ışık ölçümünü gökyüzünden yaparak etkileyici siluetler çekebilirsiniz. Bunu yaparken siluet olacak kişilerin ne yaptıklarının belli olacağı anlarda deklanşöre basmaya çalışmanız daha başarılı fotoğraflar elde etmenizi sağlayacaktır.

Bu ilk yazıda sözü bağlarken Güney Hindistan’a doğru da ilk adımlarımızı atmış olduk. Daha sonraki yazılarda güneye yolculuğumuz devam edecek. Güney Hindistan’ı tamamladıktan sonra farklı coğrafyalarda Olympus Yollarda maceramıza devam edeceğiz. Gezi fotoğrafçılığı konusundaki sorularınız ve fotoğraf yolculuklarıyla ilgili bilgiler için bana [email protected] mail adresimden ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz